0232 441 7 600  - 0545 300 6 065

GAP TURU OTOBÜSLÜ 7 GECE 8 GÜN
HAZİRAN & EYLÜL & EKİM 2019 HER HAFTA CUMA ve CUMARTESİ

1400.00 TL den itibaren fiyatlar
EN İYİ FİYAT
Kampanya Son Tarih 25.05.2019



  • FİYATLAR
  • OTELLERİMİZ
  • İLAVE BİLGİLER
  • FOTO / VİDEO
  • YORUMLAR
Açıklama İki Kişilik Odada Kişibaşı İlave Yatak Tek Kişi Çocuk (3-12 Yaş)
Haziran, Eylül, Ekim 2019
Her Hafta Cuma-Cumartesi / 7 GECE 8 GÜN
İzmir'den Gap Turu & ERKEN REZERVASYON
1400 TL 1400 TL 1800 TL 1000 TL
GAP TURU OTOBÜSLÜ 7 GECE 8 GÜN

SÜPER GAP TURLARI – 6 GECE 7 GÜN
Tur Tarihleri : 06, 07, 13, 14, 20, 21, 27, 28 Eylül 2019 / 04, 05, 11, 12, 13, 18, 19, 20, 25, 26 Ekim 2019
Göbeklitepe, Hasankeyf, Halfeti gezileri FARKI İLE !!!
Urfa Sıra Gecesi Eğlencesi FARKI İLE !!!
Bölgenin En iyi otellerinde konaklama FARKI İLE !!!
Adana, Antakya, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep, Halfeti, Harran Evleri, Şanlıurfa, Göbeklitepe, Kasımiye Medresesi, Deyrulzafaran Manastırı, Mardin, Midyat, Hasankeyf, Diyarbakır, Kahta, Nemrut, Adıyaman, Kahramanmaraş
 
  

Nemrutta Gün Batımı & Göbeklitepe & Halfeti & Harran evleri & Hasankeyf
2019 GAP Turu, İzmir'den Her Hafta  Cuma, Cumartesi Hareket 

1. GÜN : İZMİR - ADANA
Karşıyaka - Bostanlı İskele 18:00,Üçyol Otobüs Durakları 18:30, Bornova Ege Üniversitesi Hastanesi önü 19:00 
Rezervasyon anında lütfen biniş yerinizi kesinleştiriniz. SERVİS GÜZERGAHI DANIŞMA HATTI : 0545 300 6065
Güzel geçen bir yolculukla ve molalarla sabah saatlerinde Adana'da oluyoruz.

2. GÜN : İZMİR - ADANA – HATAY(ANTAKYA) – GAZİANTEP: Sabahın erken saatlerinde Adana’ya ulaşıyoruz. Yolda kahvaltı için aldığımız serbest zamanın ardından dinlerin ve dillerin bir arada yaşadığı Antakya'ya geçiyoruz. Burada Antakya mozaik müzesini ve St.Pierre Kilisesini görüyoruz. Daha sonra Antakya'daki gezimizi tamamlayıp. Harbiye Şelalesine gidiyoruz. Burada geçirdiğimiz hoşça vakit sonrası Gaziantep'e hareket ediyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

3. GÜN : GAZİANTEP – HALFETİ – ŞANLIURFA: Sabah kahvaltısının ardından otelimizden ayrılıp. Gaziantep Kalesi, Bakırcılar Çarşısı, Bedestenler, Tarihi Antep Evleri görülecek yerler arasında. Çingene Kızı Mozaiği ile ünlenmiş, adını sergilendiği eserlerin çıkarıldığı antik kent Zeugma’dan alan Zeugma Müzesini geziyoruz. Baklavası, nefis yemekleri ve adını şehirden alan fıstığı da tadılacaklar arasındadır. Alış veriş ve öğle yemeği için aldığımız serbest zamanın ardından. Karagül denince akla gelen ve yakın geçmişte Fırat nehrinin üzerine kurulan Birecik Barajının suları altında kalan Halfeti’ye varıp burada ekstra olarak baraj gölünde yapacağımız tekne turuna katılıyoruz. Rum Kale ve benzeri batıklar görülecek yerler arasında. Turumuzun devamında nesli tükenmekte olan yöreye has kelaynak kuşlarının koruma altına alındığı çiftliği ziyaret ediyoruz. Buradan medeniyetler beşiği Şanlıurfa’ya geçip Halil-ür Rahman ve Rızvaniye Camileri, Balıklı Göl, Ayn-el Zeliha Gölü, Hz. İbrahim makamını ve Ulu camiini ziyaret ediyoruz. Daha sonra otelimize yerleşiyoruz.

4. GÜN : ŞANLIURFA – HARRAN – MARDİN: Sabah kahvaltısının ardından otelimizden ayrılıp. GAP projesiyle sulama alanı olduktan sonra kaderi değişen Harran’a gidiyoruz. Burada ilk üniversite olarak kabul edilen İslam üniversitesini ve tarihi Harran evlerini geziyoruz. Yöresel kıyafetlerle çektirdiğimiz fotoğrafların ardından Dünya tarihinin en eski yerleşik düzendeki tapınağı olarak kabul edilen GÖBEKLİTEPE’yi geziyoruz. Dinlerin ve dillerin halen birlikte yaşadığı Mardin’e hareket. İlk olarak yukarı Mezopotamya olarak adlandırılan bölgede bir dağın tepesine kurulmuş olan eski Mardin’i göreceğiz. Süryani kilisesinin önemli merkezlerinden olan Deyrulzafaran’ı(Safran Manastırı) geziyoruz. Ardından tarihe canlı tanıklık yapacağınız bu eşsiz şehrin dar sokaklarında yürürken Ulu Camii, Zinciriye Medresesi, Kasımiye Medresesi, Latifiye Cami, Kırklar Kilisesi, Tarihi Postane Binası görülecek yerler arasında. Eski şehrin tarihi dokusunu yaşadıktan sonra modernliği içinde barındıran yeni Mardin olarak adlandırılan bölgedeki otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

5. GÜN : MARDİN – MİDYAT – HASANKEYF – BATMAN – DİYARBAKIR: Sabah kahvaltısının ardından otelimizden ayrılıp Midyat’a gidiyoruz. Maharetli ustaların ellerinden çıkan eşsiz gümüş işçiliği telkari ürünlerini bulabileceğiniz imalathaneleri ve satış mağazalarını görüyoruz. Alış veriş için aldığımız serbest zamanın ardından. Yakın zamanda Baraj suları altında kalacak olan Hasankeyf Kalesi, El Rızk Camii, Antik Köprü ve Zeynel Abidin Türbe’sini görüp Batman’a hareket ediyoruz. Bir petrol havzası olan bu çevrede bulunan kuyuları görerek Batman şehir merkezine ulaşıyoruz. Öğle yemeği için alacağımız serbest zamanın ardından Diyarbakır’a ulaşıp otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

6. GÜN : DİYARBAKIR – KAHTA – NEMRUT – ADIYAMAN: Sabah kahvaltısının ardından otelimizden ayrılıp. İlk olarak Diyarbakır belediyesinin 1935 yılında Atatürk’e armağan ettiği Gazi Köşkünü geziyoruz. Tarihi surların Mardin’e açılan kapısı olarak adlandırılan Mardin Kapı’dan içeriye girip eski şehre gezmeye başlıyoruz. Şuan otel olarak kullanılan Kervansaray, Şeyh Mutahhar Cami Dört Ayaklı Minare, Sülüklü Han, Hasanpaşa Hanı, Ulu Cami, Cahit Sıdkı Tarancı’nın evi, Nebi Cami görüp Dağ kapıdan eski şehri terk ediyoruz. Bizi bekleyen otobüsümüzle buluşup Siverek, Kahta üzeri ekstra gün batımını seyretmek için bizi Nemrut Dağı’na çıkaracak dolmuşlarımıza biniyoruz. Zamana karşı yarışın yaşandığı bir yolculuğun ardından bu eşsiz doğa olayına tanıklık ediyoruz. Kâhta Cendere Köprüsü (Septimus Saverius) Komogen Krallığı başkenti Arsameia ile Krallığa ait mezarı ve Karakuş Tümülüsünü görüp akşam saatlerinde otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

7. GÜN : ADIYAMAN – ATATÜRK BARAJI – KAHRAMANMARAŞ – ADANA: Sabah kahvaltısının ardından otelimizden ayrılıyoruz. Türkiye’nin en büyük sulama projesi olarak hayata geçirilen GAP projesinin en büyük barajı Atatürk Barajını görüyoruz. Buradaki fotoğraf molası sonrasında Kahramanmaraş’a hareket ediyoruz. Şehir turunda Maraş Kalesi, Taş medrese, Ulu camii panoramik olarak görülecek yerler arasında. Tarihi Maraş Çarşısında alış-veriş ve dinlenme için alacağımız serbest zamanın ardından. Adana’ya hareket ediyoruz. Akşam saatlerindeki otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

8. GÜN : ADANA – MERSİN – KONYA – İZMİR: Sabah kahvaltısının ardından otelimizden ayrılıyoruz. Mersin’e doğru yola çıkıyoruz. Kız Kalesi - Cennet Cehennem gezileri yapıp Mut yolu ile Konya'ya ulaşıyoruz. Mevlana Müzesi ziyaretimizin ardından İzmir'e doğru yola çıkıyoruz. Yoldaki gerekli molaların ardından İzmir’e ılaşıyoruz. Bir dahaki KARETUR organizasyonunda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.

ÜCRETE DAHİL OLAN HİZMETLER

  • * 6 Gece Lüx Otellerde Konaklama
  • * 6 Sabah Kahvaltısı + 6 Akşam Yemeği
  • * Lüks Otobüsler İle Ulaşım
  • * Tüm Geziler, Otobüs içi İkramları
  • * Profesyonel Türkçe Rehberlik Hizmetleri
  • * Seyahat Sigortası 

ÜCRETE DAHİL OLMAYAN HİZMETLER

  • * Tüm Öğlen Yemekleri ve yemeklerde alınan içecekler
  • * Müze ve Ören Yeri Girişleri
  • * Nemrut minibüs ve Halfeti tekne ücretleri
  • * Urfa sıra gecesi ücretleri

Gap Turu Tarihleri : 06, 07, 13, 14, 20, 21, 27, 28 Eylül 2019 / 04, 05, 11, 12, 13, 18, 19, 20, 25, 26 Ekim 2019

Göbeklitepe 2019
Göbeklitepe veya Göbekli Tepe, Şanlıurfa il merkezinin yaklaşık olarak 22 km kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarında yer alan dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğudur. Bu yapıların ortak özelliği, T biçimindeki 10-12 dikilitaş yuvarlak planda dizilmiş, araları taş duvarla örülmüştür. 

GÖBEKLİTEPE

DÜNYANIN EN ESKİ AKEOLOJİK TAPINAĞI: GÖBEKLİTEPE (M.Ö.10.000)

Malta Tapınakları ve Sümerlerden 6.000,
Nuh Tufanından ve Stonehenge’den 7.000,
Mısır Piramitlerinden 7.500,Hz.İbrahim’den 8.000,
Roma’dan ve Zeugma Mozaiklerinden 10.000 yıl önce Göbeklitepe vardı.

Göbeklitepe’de yapılan kazılarda, yerleşik yaşama geçişle ilgili mevcut bilgileri alt üst edecek buluntular ortaya çıkmıştır. Göbeklitepe, M.Ö. 10.000 yani günümüzden 12.000 yıl öncesine tarihlenen Çanak Çömleksiz Neolitik döneme ait bir inanç merkezidir. 80 dönümlük alana sahip olan ören yeri, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca 2005 yılında 1. Derece arkeolojik sit alanı ilan edilmiştir. İnsanoğlu ilk kez, Neolitik Dönemde doğa ile olan ilişkisini kendi lehine çevirerek, avcılık ve toplayıcılık ile birlikte tarıma da yönelmiştir. Yine bu dönemde hayvanların evcilleştirilmesi gerçekleşmiş, ilk dini ve sivil mimari örnekleri ortaya çıkmaya başlamıştır.

Şanlıurfa İl Merkezi’nin 17 km doğusunda Örencik (Karaharabe) Köyü’nün 3 km kuzeydoğusunda yer alan Göbeklitepe, adını bölgede bulunan yatır mezardan (ziyaretten) almaktadır. İlk kez 1963 yılında İstanbul ve Chicago Üniversitelerinin işbirliği ile hazırlanan “Güneydoğu Anadolu Bölgesi Araştırma Projesi” çerçevesinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, İstanbul Üniversitesinden Prehistorya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halet ÇAMBEL ve Chicago Üniversitesinden Prof. Dr. Robert BRAIDWOOD tarafından keşfedilmiştir.

1995 yılında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Arkeolog Harald HAUPTMANN’ın danışmanlığında yüzey araştırmaları yapılmış ve 1996 yılından 2006 yılına kadar Şanlıurfa Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Arkeolog Klaus Schmidt danışmanlığında kazı çalışmaları sürdürülmüştür. Göbeklitepe’deki kazı çalışmaları, 2007 yılından itibaren Bakanlar Kurulu kararı ile Alman Arkeoloji Enstitüsünden Arkeolog Klaus Schmidt başkanlığında yürütülmektedir. Boğa, Tilki Ve Turnalı Stel Göbeklitepe’de ortaya çıkarılan ilginç buluntular arasında çöl varanı, sürüngen kabartmaları, yaban domuzları, turna, leylek, tilki, yılan, akrep, koyun, aslan örümcek ve kafası olmayan insan kabartması, erkeklik organı abartılı olarak tasvir edilmiş erkek heykelleri vb. ortaya çıkan bulgular 12.000 yıl önce yerleşik hayata geçen bu dönem insanının inançlarını yansıtan önemli bulguları oluşturmaktadır. Mimarlık tarihi, insanoğlunun avcı ve toplayıcı toplumdan yerleşik topluma geçmesi ile başlar. Göbeklitepe’de bulunan 12.000 yıllık yapılar, mimarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. İnsanoğlunun tek tanrılı dinlerden önceki çok tanrılı döneme ait ilk tapınağı, M.Ö.4.000 yılına tarihlenen Malta Adası’ndaki tapınak olarak biliniyordu. Göbeklitepe Tapınağı’nın tespiti ile bu bilgiler geçerliliğini yitirmiş ve insanoğlunun ilk tapınağının günümüzden 12.000 öncesine tarihlenen “Göbeklitepe Tapınağı” olduğu bilimsel verilerle kanıtlanmıştır.

Bu tespit ile birlikte arkeoloji tarihi yeniden yazılmaya başlanmıştır. Dünyada kabul gören arkeolojik görüşe göre insanoğlunun avcı ve toplayıcı yaşam biçiminden yerleşik hayata geçmesindeki en önemli faktörler; açlık korkusu ve korunma içgüdüsüdür. Ancak Göbeklitepe bu tabuyu yıkmıştır. Zira yapıldığı dönem göz önüne alındığında; yerleşik yaşama geçişte dinsel inanışların da etkisinin olabileceğini ispatlamıştır. Anlaşılan o ki; gelecekte yapılacak kazılar, Göbeklitepe’nin kendine has birçok sırrı sakladığını ortaya çıkaracaktır.

KAMPANYALARDAN HABERDAR OLMAK İSTİYORUM

A Grubu Seyahat Acentası Türsab Belge No: 7346 - Bu site İz Bırakanlar Seyahat Acentası'na aittir, sitedeki yazı ve resimler izinsiz kullanılamaz.